July 8th, 2008
Ankara’nın Dikmen Sırtlarında, seğmenler “millet yolunda kanımızı akıtmaya geldik” diyerek karşılamışlardı Gazi’yi…

Şimdi ise Dikmen Sırtlarında hummalı bir inşaat faaliyeti sürmekte. O zamanın Ankara Fotoğraflarına baktığımda ise yirmi bin kişilik bir kasabanın havasını almamak mümkün değil.
Yazının devamı »
Bülent Dedeoğlu |
June 27th, 2008

Ne vakit eksildi cümlelerin, insansız görünenlere döndü yüzüm…
Önce yinelemeler ve ağzından dökülen ezber cümleler…
Hissiyatını yitirerek!
Ve başka bakışlara benzerken bakışların, her bir ses benzeyerek bir başka, esasında pek çok sese…
Bir ayrımın yokluğuna düşerken…
Bunu saçını geriye atışın kadar doğal, yana bakışın kadar işveli, acımasız ve fakat kasıtsız…
Ancak suskunluk olduğunda, başka seslerden nihayet sıyrılarak…
Aslında sözüne son noktayı koyduğunda… Bakışın her şeye döndüğünde…
Her şeye dâhil olduğumda ama hariçliğimi çoktan yitirdiğimde ve bir an…
Bir aralık…
Yazının devamı »
Osman Fırat Turan, ve Sizden Gelenler |
June 22nd, 2008

yürüdüm
yürüdüm
apağır, gece, korkuyorum, sensizlikten
demiş ya; sone’sinde william (samimimiyetten değil, bilmemezlikten)
koyan ölmek değil; gerçekten sensizlik
Yazının devamı »
Bülent Dedeoğlu |
June 16th, 2008

Fotografın temel niteliklerinden birisi onun belge olmasıdır. Çekilen her fotograf objektife yansıyan olayı tarihe görsel bir delil olarak kaydeder. Fotograf, yaşamlarımızın ve tanık olduğumuz tarihin kanıtıdır, belgesidir. Peki, tarihe eklemek istediğimiz belgeler neler olacak?
Belge, renkli ambalajlar değil, yaşadığımız sistemin gerçeği, yaşanan gerçeklikler olmalıdır. Bu sebeple gerçeği belgelemeyi istemek ve objektifi, üretenlerin iş ve yaşam alanlarına çevirmek seçimden daha çok bir zorunluluk gerektirmektedir.
Yazının devamı »
ve Sizden Gelenler |
June 5th, 2008
Siz ne kadar tanırısınız bilemiyorum ama benim sevdiğim, takip ettiğim, tanışma fırsatını yakaladığım, iyi bir fotoğrafçıydı.

1967 doğumlu olan Yuri Bonder’in ölüm haberi ile yazacak pek bişey bulamıyorum, sadece fotoğrafları ile sizleri başbaşa bırakmak istiyorum

Bülent Dedeoğlu |
May 31st, 2008

Mısır’ın büyülü şehri Kahire’nin en bilinen bölgesi şüphesiz Giza’da yer alan bilerce yıllık piramitler. Kim tarafından, ne zaman, ne için ve nasıl yapıldığı hala kesin olarak bilinemeyen piramitler, çözülmeyi bekleyen büyük bir sırrın gizemi ile bütün dünyanın ilgisini çekiyor. Ancak aynı şehrin yaşlı mahallelerini dolaşırken; tozlu ve dar sokaklarda kırık dökük evler ve dükkânlar arasında beliriveren muhteşem bir geçmiş zaman mirasına rast geliyor olmak, insanlık tarihinin seyri açısından belki o devasa yapıların gizeminden daha büyük bir sırra işaret ediyor. Ve bu sırrın çözülmesi, bu 5 asırlık yolculuğun toplumsal temellerinin açıklanabilmesi; günümüz uygarlığına tesirleri bakımından piramitler ve sfenks bilmecesinin çözülmesinden çok daha acil bir ihtiyaç gibi.
Yazının devamı »
ve Sizden Gelenler |